WORKSHOP, MAC AND CHEESE FESTİVALİ 2017

Festivaller bitmiyordu. Gerek İzmir’ de gerekse İstanbul’ da sürekli bir yenisinin eklendiği, göz gözü görmeyecek kadar çok festival eklendi. Peki ama neydi amaç… Aslında çok da zor değil sanki bu konuyu anlamak ekonominin canlanmasından çok insanları bir arada tutacak ortak noktaların azalmasıydı bana kalırsa. Çünkü öyle aman aman ekonomi hareketleri beklenemezdi bu eğlencelerden, en azından ilkleri yeni yeni başlayan festivallerden…

Sosyal medyanın insanları hem çok uzak tutan birbirinden, hem de ulaşılabilecek boyutta hızlı haberleşebildiği, gel gelelim karşılıklı görüşmelere gelince yer yer sıkıldığı, konuşmalara katılamadığı bir dönemdeyiz. Bu festivaller de biz ve bizim gibi insanları bir arada tutuyor. Ee tabii bir de gözümüzü gönlümüzü doyuruyor orası kesin : )

12-14 Mayıs 2017 tarihleri arasında gerçekleşen festivalde, yemek gezi bloggerları, bir çok şefi ve tanıdığımız simaları görme tanışma şansı yakalandı. Ben de workshop için oradaydım. Söz konusu peynir olunca en sevdiğim peynirli pastalardan birini yaptım. Üstelik en çok soru gelen ve krem peynirin bir krema olup olamayacağı tereddütleri yaşandığı tedirginlikleri ve geri dönüşlerini alınca sıvadım kolları… Ki mecazi değil gerçekten de yapmışım  : )))

Keyifle geçen bir günün ardından en mutlu eden ise; bir dilim pastanın kimseye yetememiş olmasıydı. Birlikte “Kırmızı Kadife Pasta” ve “Krem Peynir Frosting” hazırladık.. Tarifime dilerseniz burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Beni en etkileyen ise festivalin yeriydi. Tarihi Alsancak Tren Garı…

Mac and Cheese Makarna ve Peynir Festivalinin, Tarihi Alsancak Tren Gar’ ında gerçekleşmesi, tam bir nostalji havası kattı festivale. Arbella markasının makarna sponsorluğunda gerçekleşen, tam 2 bin ton makarnayı çeşitli soslarla deneyimleyebilmeniz de cabasıydı… Mac and Cheese Festivali yazdığınızda Meksika, Canada gibi ülkelerde festival görmek sizi şaşırtmasın çünkü Türkiye’de ilki gerçekleştirilen bu festivalin devamı gelecektir, benden söylemesi…

Müzikler, Workshop ve Söyleşiler de Festivalin havasını tırmandıran etkinlikler olmuş. Aralarında ünlü şeflerin, yemek stilisti, yazarların bulunduğu güzel bir festivaldi.

Festivalde deneyimlediğim fikirlerim de var elbet…  Ancak sıklıkla tartışma konusu haline gelen festival girişine ücret alındı içeride herşeyin sahibi değil miyiz? mantığı biraz konser biletlerini aldıktan sonra, sanatçının gitarını elinden almak istemek gibi birşey… Festival organizayonlarını son derece titizlikle yürüten ve festival işleyişlerinin nasıl olması gerektiğini bilen kendisini bu yola adamış birçok insana ise kesinlikle haksızlık. Eğer, sizin de görüşleriniz varsa, benimle paylaşabilirsiniz.

Benim için Festival özetle,

Mac&Cheese Festivali Olumlu Tarafları

  1. Workshoplar ve Katılımcı sayıları
  2. Mekan Seçimi
  3. Organizasyon Ekibi
  4. Ünlü Şefler ve Yazarların Katılımı
  5. Çeşitli soslarla servis edilen birbirinden farklı makarna ikramları
  6. Giriş için güvenlik ve organizasyon sorumluların tutumları
  7. Canlı Müzik Performansı

Mac&Cheese Festivali Geliştirilebilir Tarafları

  1. Stand Açacak Firma Seçimi
  2. Makarna Firmasının tek bir firma olması
  3. Peynir Markasının bulunmaması
  4. Ürün çeşitliliğin olmaması
  5. Söyleşiler
  6. Peynire dair sadece bir şarküteri dolabının olması
  7. Görsel makarna ve peynir şovlarının olmaması
  8. Kısıtlı bir zamanda duyuru yapılması

Ki geliştirilebilir yönleri bana kalırsa ilki gerçekleştirilen bir festivalin hızlıca organize olduğu hesaba katılınca, çok daha iyi başarılara ulaşacağı muhakkak…

Organizasyonda emeği geçen, Kutlu Özemrak, Özgür Kaya, Didem Mazlum (Travel and Gourmets editörü), Şef Selçuk Ceylan (Hamurunda Var), Aydan Üstkanat daha nicelerine, geçirdiğimiz harika haftasonu için teşekkürler…

Sevgiyle,

Ayça

.